Yeni Yönetim Sisteminden Sanayicilerin Beklentileri

Parlamenter sistemin sona ermesi ile birlikte Türkiye’de yaşayan, üreten, tüketen, yatırım yapan ya da girişimde bulunan herkesin öncelikli beklentisinin istikrarlı bir ekonomi olduğunu söylemek mümkün.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yönetimsel olarak parlamenter sistemle benzerlikleri olduğu kadar ayrılıkları da olan bir sistem. Durum böyle olunca bu geçiş sürecinin nasıl olacağı da büyük bir merak konusu. Türkiye’nin önemli ekonomik problemlerinin yeni yönetim sistemi ile birlikte nasıl çözüleceğini ve bu süreçte büyük rol oynayan sanayicilerin beklentisini bilmek orta ve uzun vadede planlamaları açısından önemli. 

İstikrarlı, Kararlı ve Güvenilebilir Bir Ekonomi

 

Ülkenin genel havasına baktığımız zaman insanların ortak temennisinin istikrar olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Hızlı kararlar alınması, özellikle ekonomi ve dış siyaset ile ilgili öncelikli adımların kolayca atılabilmesi için geçilen yeni yönetim sisteminden en önemli beklenti şüphesiz ki istikrar. Bu süreçte sanayicilerin hem işlerini devam ettirebilmeleri hem de geliştirebilmeleri için yabancı yatırımcıların varlığına ihtiyaç duydukları gerçeğini gözden kaçırmamak gerekiyor. Hem Cumhurbaşkanı hem de iktidar partisi tarafından yapılan açıklamalar ekonomiye nefes aldırırken ülkedeki huzurun da artmasını sağlıyor. Öncelikli olarak yaklaşık 2 yıldır devam eden OHAL’in yeniden uzatılmayacağına ilişkin açıklama ve bu açıklama doğrultusunda atılan adımlar piyasalarda oldukça olumlu bir hava oluşmasında etkili oldu. Sanayicilerin bir diğer beklentisi de artık yeni sistemde cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek bakanların alanlarında uzman, ülkenin sorunlarına eğilebilecek ve en önemlisi de ülkenin her kesimi ile iletişim kurabilecek onları anlayabilecek kişiler olması yönünde.

Destekler ile Gelişen Ekonomi

 

Mevcut ekonomik durumda hem üreticilerin hem de tüketicilerin alım gücünün bir yıl öncesine kıyasla azaldığını rahatlıkla görüyoruz. Bu noktada sanayicilerin kökten çözüm beklentilerinden birisi de üretim maliyetlerinin azaltılabilmesi. Maliyetlerin azaltılması sayesinde ekonomik döngünün temelinde bir değişim yaşanacak ve bu değişim ülke genelinde olumlu bir etki yaratacak. KDV indirimi başta olmak üzere pek çok alanda yapılabilecek destekler sayesinde piyasalarda ve halkta olumlu bir etki yaratmak mümkün. Sanayiciler mevcut sanayi destekleri ve bu desteklerin güncelleştirilmesi ile birlikte üretim maliyetlerini azaltmayı bekliyorlar. Sanayi destekleri denildiği zaman üretimden AR-GE’ye kadar pek alanda destek yaratılabiliyor. Bu da sanayicilerin hem üretimlerinde hem de istihdamlarında ülkenin refahını sağlayacak adımlar atmasına olanak sağlıyor. Nitelikli iş gücü konusunda sorun yaşayan sanayiciler alacakları desteklerle birlikte beyin göçünü de azaltabileceklerini ifade ediyor. Elbette her şeyin üretmek ve geliştirmekle çözülmeyeceğini belirten sanayicilerin ürettikleri ürünleri rahatlıkla satabilecekleri yeni pazarlar bulmaları da gerekiyor. Bu noktada devreye giren ihracat destekleri de hem ekonomik anlamda ülkenin cari açığına büyük katkı sağlayacak hem de ülkenin yaşam standartlarının ve refahının yükselmesinde etkili olacak. Elde edilen destekler ile ithalata bağımlığın azalması ve üreten bir Türkiye ile refah seviyesinin artması tüm ülkenin ortak beklentisi.


Diğer Haberler